Spor yazarlarının, Beşiktaş'ın Avrupa Ligi'nde deplasmanda Celtic'e 3-2 mağlup olduğu maça dair yorumlarını sizler için derledik.
SOLOLİG, SoloBet’in alt kuruluşudur. Canlı skor ve Solo Coin eğlence katmanı; gerçek para bahisi SoloBet üzerindendir.
Spor yazarlarının Beşiktaş yorumları
SOLOLİG Özeti: Spor yazarlarının Beşiktaş yorumları.
Cem Dizdar - Fanatik
İlk devre boyunca ofansif anlamda sonuç alamadıysa da topu elden bırakmayan Beşiktaş'tı. Evet, devrede rakibe göre istatistik üstünlük sağladıysa da gol beklentisi yaratamamış olması bir yana deplasman takımı olarak oyunu elden bir an olsun bırakmadı. Aradı, denemeye gayret etti ama ciddi bir şeyler de koyamadı ortaya Beşiktaş. Nihayet 52'de Leandro Trossard şut denemesinin devamını takip eden Ernest Poku becerisini gösterip, penaltıyı alınca kilit açıldı derken... Milli Takım'ın yeni teknik direktörü Sergen Yalçın'ın Beşiktaş dönemine dair, 'Gördünüz mü benim aldıklarımı?' dediklerinden Emmanuel Agbadou'nun epeydir yaşadığı sorunlardan birine daha takılınca maç yeniden dengeye geldi. Ancak sorun tam da bu dakikalarda başlıyordu Beşiktaş'ta. Sorun, yenilen o golden daha çok ligden gelen tedirginlikle 60'tan sonra Beşiktaş'ın ne tür bir reaksiyon vereceğindeydi. Düşen tempoyla birlikte tehlikeyi okuyan Vincenzo Italiano etkisizleri kenara çağırdı. Önce Oh ile Agbadou yerine Vlahovic ve Djalo'yu gönderdi sahaya. Ancak ilk devredeki olgunluk kaybolmuştu bir kere.
Tempo iyice düşüp anlaşılmaz bir tedirginlik takıma egemen olduğunda maç da 2-1'e geldi durduk yere. Maçı anlatan Özkan Öztürk'ün dile getirdiği gibi: Nereden nereye geldi maç? Dağılmıştı düzen bir kere... 76'da giren Orkun Kökçü golü attıysa da bir dakika sonra Celtic'in oyuna sonradan aldığı Camilo Duran ikinci golünü atıp maçı takımı adına tamamladı. Görülüyor ki Beşiktaş, dengesini bulabilmiş değil! Ne ligde ne de Avrupa'da. Bu maçı kaybetmiş olsa bile UEFA'da puan olarak yola devam edecek konumdalar ancak gerek gelişim gerek yarışmalar açısından dengeye oturmak Beşiktaş açısından önemli. Bunun için de öncelikle Süper Lig'de güvenli ve tutarlı bir çizgi tutturmaları zorunlu ve bunun için de fazla zamanları kalmadı!
Güntekin Onay - Hürriyet
Beşiktaş hem dün Celtic karşısında hem de hafta sonu Kasımpaşa önünde güle oynaya kazanacağı 2 maçı da son yarım saatte 5 gol yiyerek önemli puanlar kaybetti. Bunun nedenleri var. Bir kere haftalar geçtikçe Vincenzo Italiano'yu daha iyi tanıyoruz. İyi bir çalıştırıcı olduğuna şüphe yok ancak oyunu okuma ve doğru kararlar verme konusunda ciddi eksikleri olan bir teknik adam. Zorunluluk olmadıkça her maç stoper çıkartılıp, stoper sokulur mu? Anlamak mümkün değil. Ayrıca Kasımpaşa karşısında Trossard, Murillo ve Olaitan'ı çıkarıp maçın kontrolünü rakibe vermişti. Dün akşam da takımın en iyisi Salih Özcan'ı çıkartıp tüm dengeyi bozdu.
Beşiktaş dün yediği ilk gole kadar sahanın tek hakimiydi. Hiç zorlanmadığı bu 1 saatlik bölümde rakibine hiç fırsat vermedi. Rahat bir tempoda oyunu istediği gibi kontrol etti. Ancak Beşiktaş'ın stoperleri maalesef el bombası gibi. İlk golde Agbadou'nun kaybettiği top, golü hayal dahi edemeyecek Celtic'e beraberliği getirdi. Diğer stoper Emirhan, büyük takımda oynayacak doğru karar verme ve pozisyon alma yetisine asla sahip değil. İlk golde 1 adım öne atsa rakip ofsayta düşecek. İkinci golde yine kendi kalesine çok yakın kaldı ve topa da hamle yapamadı. Beşiktaş'ın bu stoperleriyle işi çok zor. Ayrıca Poku belki penaltı kazandırdı ama hem Poku hem de Cerny çok etkisizdi. Güney Koreli Oh da hareketli ve çalışkan ama ilk dokunuşu ve topla olan yumuşaklığı yetersiz. Trossard, Olaitan, Salih ve Murillo sahanın iyilerindendi. Dün kolay kazanacağı maçı mütevazı bir rakibe hediye eden Beşiktaşlıların tek tesellisi kaptan Orkun'un dönüşü oldu.
Turgay Demir - Fotomaç
Beşiktaş, yenilgisiz olarak devam ettiği Avrupa Ligi'nde Celtic deplasmanına çıkıyor. Milli maç arası öncesi maç yoğunluğu takımlarımız için oldukça arttı. Hem rotasyona giren oyunculara hem de yedek kulübesindeki oyunculara bu süreçte çok fazla ihtiyaç var. Beşiktaş, Celtic karşısında ilk 45 dakikada rakibini kendi sahasına hapsetti, oyunun kontrolünü tamamen eline aldı. Futbol tabiriyle Beşiktaş, ev sahibi avantajıyla sahaya çıkan Celtic'e adeta top göstermedi. Özellikle Trossard, yaptığı nefis çalımlarla futbol zevkimizi zirveye taşıdı. Topla buluştuğunda rakiplerini kolaylıkla eksilten yıldız futbolcunun performansı tribünlere de keyif verdi. Ancak ilk 45 dakikada Beşiktaş adına üzerinde durulması gereken önemli bir sorun vardı. Siyah-beyazlı takım bu kadar baskılı oynamasına, rakibini kendi yarı sahasına hapsetmesine rağmen net pozisyon üretmekte zorlandı. Topa sahip olmak, oyunu rakip sahaya yıkmak elbette önemli. Fakat bütün bu üstünlüğü gol pozisyonlarına dönüştüremediğiniz zaman ortaya koyduğunuz futbolun karşılığını almakta zorlanırsınız.
Beşiktaş'ın ikinci yarıda bu konuda daha üretken olması gerekiyordu. İkinci yarı, ilk yarının aksine golle başladı. Olaitan, penaltıda kaleciyi geçemedi ama dönen topu yakaladı ve siyah-beyazlıları öne geçiren golü kaydetti. Fakat Agbadou'nun hatalı pasıyla Celtic beraberliği yakaladı. Beşiktaş, kendisine bugün hiç üstünlük kuramayan Celtic'i oyuna soktu ve skor 1-1'e geldi. Golden sonra Celtic, Beşiktaş kalesini daha fazla yoklamaya başladı. Savunma arkasına atılan topta Nübel çok kolay geçildi ve Celtic öne geçti. Tam bu dakikalarda sakatlıktan dönen kaptan, muazzam bir gol atarak skoru eşitledi. Tam bu harika golün sevincini yaşarken yine çok basit hatalarla Camilo Duran, Celtic'i yeniden öne geçirdi. Celtic, hiç üstünlük kuramadığı Beşiktaş'ın çok basit hatalarıyla üç puan aldı. Son haftalardaki kadro ve oyuncu değişiklikleriyle alakalı söyleyecek çok şeyim var ama Gençlerbirliği maçından sonra, milli maç arasında bununla alakalı değerlendirmelerde bulunacağım.