Spor yazarlarının, Trabzonspor'un Konferans Ligi'nde evinde Freiburg'a 1-0 mağlup olduğu maça dair yorumlarını sizler için derledik.
SOLOLİG, SoloBet’in alt kuruluşudur. Canlı skor ve Solo Coin eğlence katmanı; gerçek para bahisi SoloBet üzerindendir.
Spor yazarlarının Trabzonspor yorumları
SOLOLİG Özeti: Spor yazarlarının Trabzonspor yorumları.
İskender Günen - Sabah
Freiburg, geçen sezon UEFA Avrupa Ligi'nde final oynayan bir takım. Şu anda da Bundesliga'da üçüncü sırada. Trabzonspor, kendi sahasındaki bu maça sakatlıklar göz önüne getirildiğinde rotasyonlu bir kadro ile çıkmak zorunda kaldı.
Oyunun ilk 20 dakikalık bölümünde Freiburg, topa sahip olarak Trabzonspor'un saha kenarından atak girişimlerini yaptı. Duran top kaynaklı gelen golle de 1-0 öne geçti. Savunmadan çıkarken kaptırılan toplar var. Defansın ortasında oynayan Cenk daha dikkatli olmak zorunda. Bu maçta bir kez daha görüldü ki, top üçüncü bölgeye taşındığında sistemi çalıştıran oyuncular, Franculino ve Aral. Onuachu'ya, kenardan istediği toplar gelmediğinde dün olduğu gibi takımı 10 kişi oynatmakta. Orta alanda rakibe baskı yapan, top kazanma becerisi olan ve aldığı topla dikey oynama alışkanlığına sahip Folcarelli bu maçta arandı.
İkinci yarıda yoğun bir baskı oluşsa da üretkenlikten uzak olmanın en büyük nedeni ise top üçüncü bölgeye geldiğinde bir türlü gerekli organizasyonların yapılamamasıydı. Salah, rakibin tatlı sert oyunundan dolayı etkisiz kaldı ve iki net gol pozisyonundan yararlanamadı. Lig ve Konferans Ligi'nde oynadığı 7 maçtan da galibiyetle ayrılan Trabzon, ilk yenilgisini aldı. Bunu normal karşılamak gerekir. Takımın eksikleri olduğunu göz ardı edemeyiz.
Tunç Kayacı - Fanatik
Thomas Reis ile istim üzerinde bir performans sergileyen Trabzonspor, Alman liginin güçlü takımı Freiburg karşısına seri sürdürmek için çıktı... Geçen sezon Avrupa Ligi'nde final oynayan Freiburg, tabii ki kolay lokma değildi. Bundesliga'da şu anda 3. sırada ve kompakt yapısıyla ilk yarıda fazlasıyla zorladı. Maçın başında öne geçen Freiburg ilk 20 dakikada nerdeyse Trabzonspor'u kalesine yaklaştırmadı. Aral ve Dju'nun yokluğu önemli bir eksikti. Böyle bir iklimde işler hücumda Onuachu, Salah ve Muci'ye düşüyordu. Nitekim oyuna tutuk başlayan Trabzonspor, önce Muci sonra da Salah ile beraberliğe çok yaklaştı. İlk 45 dakika biterken oynadığımız futbol ikinci yarı için umut verdi.
Trabzonspor'un bu maçta en büyük avantajı bir Alman takımıyla oynarken, Alman bir teknik direktörünün olmasıydı. Rakibi tanımak önemli ama taktik savaşta teoriyi pratiğe yansıtmak kolay olmuyor. Trabzonspor bir taktik planı uygulamaya çalışırken, özellikle ikinci yarıda vitesi yükseltti. Kanatları kullandı, orta alanda verkaçlarla ceza alanına girmeyi denedi, şut denemeleriyle golü aradı. İyi kapanan Freiburg duvarını aşmak için tüm gücünü kullandı.
Reis hamlelerle skoru bozmaya çalıştı, 'en azından bir beraberlik, yenilgiden iyidir' anlayışıyla tüm tuşlara bastı. Freiburg skoru korumak için iyice kapandı ve Trabzonspor'un 7 maçlık serisine son verdi. Özetle maç öncesi zorlanma ihtimali yüksek bir rakiple oynayacağımızı biliyorduk, öyle de oldu. Yine de moral bozmak yok. Trabzonspor, Konferans Ligi'nde sadece bir darbe yedi, her zaman bu yenilgiyi telafi edecek güce sahip. Yeter ki inanalım.
Zeki Uzundurukan - Fotomaç
Geçen sezon Avrupa Ligi'nde final oynayan bir takım Freiburg. Bu sezon da Bundesliga'da fırtına gibi esen bir ekip. Geçen hafta Bayern Münih'e kaybettiler ama kök söktürdüler, çok iyi oynadılar. Birlikte oynama alışkanlığı olan kompakt bir takım Freiburg. Geçen sezon kornerlerden tam 10 gol atmışlardı. Dün de bir korner golü ile geriye düştük. Kornerleri bu kadar akıllıca ve etkili kullanan bir takım daha görmedim. Kullandıkları her kornerde kalemizde gol tehlikesi yaşadık.
Kısacası tam bir turnuva ve teknik direktör takımı Freiburg. Bundesliga'da da lider Bayern Münih'in 2 puan gerisinde, üçüncü sıradalar. Maçtan önce yayınımda bu maçla ilgili olarak da 'Trabzonspor bu sezonki en zor maçına çıkıyor' demiştim. Bizi uzun süre oyunun içine sokmadılar, çok hızlı top çevirdiler. Çok yüksek bir pas isabeti ile Trabzonspor'u topun peşinden koşturdular. Bu tarz ezberi olan takımlara karşı, daha fazla savaşarak karşılık vermek lazım. İlk yarıda Freiburg oyunu yönlendiren, pas bağlantılarımızı kesen taraftı. İlk 45'te Muçi ve Salah ile rakip kalede iki tehlikemiz vardı. Dört gol girişiminde bulunduk ama kaleyi bulan şutumuz yoktu maalesef.
İkinci yarıya baskılı bir giriş yaptık. Rakip kalede daha fazla göründük. Biz baskı kurdukça kapanan ve geriye yaslanan Freiburg çok iyi savunma yaptı. İşte tam da burada bu kale gibi kapalı savunmayı aşmayı başaramadık. Freiburg'da takımın beyni ve hücum silahı Vincenzo Grifo topa hükmetme konusunda tam bir usta. Orta sahada Eggestein ise hem savunma hem de hücum aksiyonlarında köprü vazifesi gördü maç boyunca. İkinci yarıda baskı kurduğumuz anlarda temaslı ve sert oynayıp bizi yıldırmaya çalıştılar. İkinci yarıda Onuachu'nun itilerek yere düşürüldüğü pozisyon penaltıydı ama hakem Kristo Tohver vermedi. VAR Odası da duyarsız kaldı. Neler kaçırdık neler! Muçi'nin kornerinde Salah'ın kaleci Backhaus ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaçırdığı bir gol var ki? Kahrolmamak elde değil. İkinci yarıda gerçekten savaşan, gol için yüklenen ve iyi oynayan bir Trabzonspor vardı sahada. Aral Şimşir ve Franculino Dju'nun eksikliğini çok hissetmeye başladı Trabzonspor! Dün bu ikili olsaydı, Freiburg'u da yenerdi Fırtına! Trabzonspor, Thomas Reis yönetiminde ilk kez kaybetti. Nazar boncuğu olsun! Ama taş gibi bir rakibe yenildi bordo-mavililer. Durmak yok yola devam! İkinci yarıdaki güzel oyun tesellimiz oldu.